Sağlık Bakanlığı, aşırı şeker tüketiminin sağlıksız beslenme alışkanlıklarıyla birlikte diyabet gibi hastalıkların görülme riskinin artmasına katkıda bulunabileceği konusunda uyardı. Bakanlık özellikle şekerle tatlandırılmış içeceklerin sık tüketilmesinin sıvı formda ek enerji alımına yol açarak fazla kilo riskini artırabileceğini belirtti. Açıklamada, günlük yaşamda şekerli içecekler yerine su ve şekersiz içeceklerin tercih edilmesi, meyve suyu yerine meyvenin kendisinin tüketilmesi ve ürün etiketlerindeki şeker miktarının kontrol edilmesi önerildi.

Sağlık Bakanlığı neden şeker tüketimine dikkat çekti?
TRT Haber’in 19 Eylül 2026 tarihinde yayımladığı habere göre Sağlık Bakanlığı, Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası dolayısıyla aşırı şeker tüketimi hakkında bir açıklama yaptı. Bakanlık açıklamasında aşırı şeker tüketiminin sağlıksız beslenme alışkanlıklarıyla ilişkisine ve diyabet gibi hastalıkların görülme riskinin artmasına dikkat çekildi.
Özellikle şekerle tatlandırılmış içecekler üzerinde duruldu. Bu içeceklerin sık tüketilmesi, içecekler yoluyla ek enerji alınmasına ve böylece fazla kilo riskinin artmasına katkıda bulunabiliyor. Burada önemli olan nokta, tek bir besinin veya tek başına şeker tüketiminin her bireyde doğrudan belirli bir hastalığa yol açacağı şeklinde bir sonuç çıkarmamaktır. Sağlık üzerindeki sonuçlar genel beslenme düzeni, toplam enerji alımı, fiziksel aktivite ve diğer bireysel etkenlerle birlikte değerlendirilmelidir.
Şekerli içecekler yerine ne tercih edilebilir?
Bakanlığın günlük yaşam için öne çıkardığı önerilerden biri, şekerle tatlandırılmış içecekler yerine öncelikle su ve şekersiz içeceklerin tercih edilmesi. Ayrıca meyve suyu yerine meyvenin kendisinin tüketilmesi tavsiye ediliyor. Tatlılar ve şeker içeriği yüksek ürünlerin ise daha küçük porsiyonlarda ve daha seyrek tüketilmesi öneriliyor.
Alışveriş sırasında benzer ürünler arasında seçim yapılırken şeker miktarı daha düşük olan seçeneklerin değerlendirilmesi de öneriler arasında yer alıyor. Bunun için paketli gıdaların etiketlerini okumak ve ürünlerin şeker içeriklerini karşılaştırmak yararlı olabilir. Böylece tüketici yalnızca ürünün ön yüzündeki tanıtım ifadelerine göre değil, besin içeriğini inceleyerek daha bilinçli bir seçim yapabilir.
Sağlıklı beslenme alışkanlıkları çocuklukta başlamalı
Sağlık Bakanlığı açıklamasında çocukluk dönemine ayrıca dikkat çekildi. Çocuklukta kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlıklarının, yaşam boyunca sürdürülebilecek davranışların oluşmasında önemli etkisi bulunduğu belirtildi. Bakanlık ve paydaş kurumların yürüttüğü Okul Gıdası Logosu çalışmalarının da okul çağındaki çocukların daha sağlıklı gıda seçeneklerine yönlendirilmesine katkı sağlamasının hedeflendiği aktarıldı.
Bu yaklaşım yalnızca çocuğun bireysel tercihlerine odaklanmıyor. Bakanlık, aşırı şeker tüketiminin azaltılmasında bireylerin yanı sıra ailelerin ve okulların da sürece dahil edilmesinin toplumsal farkındalığın güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu vurguluyor. Bu nedenle evde sunulan içecek ve atıştırmalık seçeneklerinden okul ortamındaki gıda tercihlerine kadar çocuğun günlük beslenme çevresi önem taşıyor.
Fazla kilo ve diyabet riskine yönelik değerlendirmeler sürüyor
Bakanlığın açıklamasına göre birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında aile hekimleri tarafından fazla kilo ve diyabet dahil çeşitli sağlık sorunlarına yönelik tarama ve değerlendirmeler gerçekleştiriliyor. Sağlıklı hayat merkezlerinde ise çocuklara, gençlere ve yetişkinlere yönelik sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve diyabet konularında eğitim ve farkındalık faaliyetleri yürütülüyor.
Ayrıca Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı Obezite ile Mücadele ve Fiziksel Aktivite Eylem Planı 2025-2028 kapsamında sağlıklı beslenme alışkanlıklarının desteklenmesi, sağlıksız gıda tüketiminin azaltılması ve düzenli fiziksel aktivitenin teşvik edilmesine yönelik çalışmaların sürdürüldüğü bildirildi.
Sonuç olarak Bakanlığın mesajı, şekeri tek başına korkulması gereken bir besin bileşeni olarak göstermekten çok günlük beslenme içindeki aşırı tüketimin azaltılmasına odaklanıyor. Şekerli içeceklerin tüketim sıklığını azaltmak, öncelikli içecek olarak suyu seçmek, meyve suyu yerine bütün meyveyi tercih etmek, tatlı porsiyonlarını küçültmek ve gıda etiketlerini okumak günlük yaşamda uygulanabilecek temel adımlar arasında yer alıyor.

